|
|
EVLİLİK |
|
EVLENME GELENEK VE GÖRENEKLERİ
Ağrı
köylerinde evlenme, nişan ve sünnet düğünleri toplumsal hayata renk katan
başlıca unsurlardır.Gençler çok yaşlarda evlendirilir. 13-14 yaşlarında evlenen
kızlara çok rastlanır. Delikanlıların evlenme isteklerini ana ve babalarına açık
açık duyurmaları ayıp sayıldığından , bu isteklerini huzursuz davranışlarıyla
ortaya koyarlar. Kızların bu şansı yoktur. Onlar evlenmeye eğilimli olduklarını
ancak giyimlerine özen göstererek yada süslenerek sezdirirler. "Gıllik "
geleneğinde kızların bu isteklerini hissettirmelerinin yollarından biridir.
Ağrı'da nişan evliliğe kesin geçiş olarak kabul edilir: Nişandan sonra ki zaman
evliliğe hazırlık zamanıdır. Bu dönemlerde aileler arasında yakınlık
kurulur.Erkek ailesi bayramlarda hediyeler gönderir.
Nişandan bir süre sonra damadın yakınlarından bir grup erkek, kızın babasına
başlık parasını verir ve ondan düğün için izin isterler. Ev ev dolaşılarak,
yakınlara, tanıdıklara düğün günü ilan edilir ve herkes düğüne davet edilir.
Daveti yapan kişilere "okuyucu" denir. Düğüne okunanlar(çağrılanlar), çarşamba
günü çeyiz bakmaya , cuma günü kına gecesine , cumartesi günüde düğüne giderler.
Gelinin çeyizi evinde bir odaya serilerek davetlilere gösterilir. Buna "Çeyiz
açma" denir. Kına gecesine yalnız kadınlar katılır. Gelin, annesinden başlayarak
büyüklerin ellerini öper, daha sonra kadınlar türkü söyleyerek gelini oyuna
kaldırırlar.
Gecenin sonuna doğru türküler ve maniler okunurken kına yakılır. Kınanın kalan
kısmı erkek evine yollanır. Ertesi sabah, gelinin damat evine gönderilmesi için
giydirilmesine başlanır. Kardeşi gelinin kemerine para veya başka bir hediye
takar ve beline bağlar. Evden çıkarken gelinin önüne çıkılarak armağan istenir.
Bu sırada, gelini almak için gelen düğün alayındaki damat ailesine bir hediye
bohçası verilir. Buna "müjde yastığı" denir. Düğün alayı geriye dönerken,
alaydakilerden biri bu yastığı kapıp kaçar, diğerleri onu kovalar. Yastığı oğlan
evine getiren kişiye armağanlar verilmesi adettendir. Bu kişinin atının boynuna
"vala" denilen renkli ipek kumaşlar sarılır.
Gelin oğlan evine geldiğinde, damda bekleyen damat ve arkadaşları, gelinin
başına para, şeker ve meyve atarlar. Gelin kapıdan içeri girerken yastığın
altına konan bir tabağı kırar. Daha sonra akşama kadar sürecek olan eğlenceler
başlar. Gerdeğe girmeden evvel damadı, kapıda bekleyen "Sağdıç" tokatlar.