TARİHİ ESERLER - 1

ANTİK KENTLER
 

Anzavur tepe, Girik tepe, Diyadin'de Meya (köyü), Eski Beyazıt ve Toprakkale, Ağrı İli'nin en eski uygarlık yerleridir. Buralar Urartulardan XX. yüzyıla kadar çeşitli uygarlıklardan izler taşımaktadır. Ancak korunmadıkları için özel yapılan kaybolmaktadır.

DOĞUBEYAZIT KALESİ  (Daryunk, Aydın Hisar, Cınıvız)

Doğubeyazıt’ın 5 km. doğusundadır. Eski Beyazıt'ın kuzey doğusundaki Belleburç denilen yerde kayalıklar üzerinde bir kale kalmasıdır. Bugün yıkık durumda olan kalenin yapım tarihi bilinmemekledir. Kaledeki Urartu mezarları ve antik çağlara ait kalın­tılar, buranın antik kent olduğunu göstermektedir. Konumu nedeniyle tarih boyunca önemli bir kale olarak kalmıştır, İshak Paşa Sarayı, kalenin güneyinde yer alır.

             BEYAZIT ESKİ CAMİİ (Camii Gevher Digar)

Beyazıt kalesinin güney eteğinde I. Selim tarafından yaptırıldığı kabul edilen camiidir. Camiin yer aldığı vadi yamacı düzeltilerek duvar örülmek suretiyle düz bir teras oluşturulmuş ve üzerinde bu camii inşa edilmiştir. Kesme taştan yapılan camii, 15,20 x 15,20 m. boyutlarında, kare planlı ve tek kubbelidir. Kubbe 11,50 m. çapındadır. Sonradan yıkılan beş gözlü son cemaat yeri ile bir minaresi vardır. Yapıda kahverengi, tuğla kırmızısı, san ve kirli beyaz renkte taşlar, karışık bir biçimde kullanılmıştır. Camiin giriş kapışı, beden duvarları, mihrabı, son cemaat yeri, mihrabiyeleri, duvar payeleri, kubbeye geçiş sistemleri, duvarlardaki kemerler, pencereler ve minare sade bir yapıya sahiptir.

DİYADİN KALESİ

Diyadin ilçe merkezindedir. Kasabanın güneyinde. Murat kıyısındaki kayalıklar üzerine kurulmuş kaledir. Yapanı ve yaptıranı belli değildir. Eski adinin Ziyaeddin olduğu, zamanla adının Diyadin'e dönüştüğü sanılan ilçe'nin kalesinden günümüze çok az şey kalmıştır.Diyadin kalesi yapılış tarzı, kullanılan malzeme ve işçilik yönünden Urartu yapılarına benzemektedir. Zamanla Arsaklılar, Akkoyunlular, Karakoyunlular ve Osmanlılar tarafından tamir ettirilmiş, yönetim binaları yapılmıştır.Kale XIX. yüzyıl ve I. Dünya Harbi'ndeki Osmanlı  Rus savaşlarında zarar görmüş, Ermeni çeteleri tahrip etmiştir. Cumhuriyet'in ilk yıllarında ise korunmaya alınmadığı için halk, surları ve binaların duvarlarım söküp ev yapımında kullanmıştır.

AVNİK KALESİ

Avnik kalesinin hangisi olduğu kesin olarak bilinmemekle birlikte. Evliya Çelebi'nin tarifine uygun olan Koçbaşı kalesi olduğu sanılmaktadır. Zira Evliya Çelebi Seyahatnamesi'nde "Bir yalçın kaya amed, çar köşe kalei rengindir şeklinde tanımlamaktadır. Bu, sarp kayalar üzerinde dört köşe küçük bir yer olan Koçbaşı kalesinin yapısına uygundur. Kale Diyadin'e 29 km. mesafede Yankaya (Ali Hido) mezrasında ve Aladağ'ın yüksek bir yerindedir.Avnik (Unik) kalesi. Cumhuriyet döneminde taşları köylülerce sökülüp ev yapımında kullanıldığı için, bugün ancak temeli kalmıştır.

 

KUJE KALESİ
 

Koçbaşı (Avnik) kalesine yakın bir yerde bulunan küçük çapta bir kale kalıntısıdır. Çevre köylüler buraya Miraşe adını vermektedir.Kuje kalesi tahrip olmuş ve unutulmuş kalelerdendir. Kale kullanıldığı dönemlerde, Gendel ve Murat yolu üzerinden iki arkla buraya su getirildiği anlaşılmaktadır

 

MEYA (Günbuldu) MAĞARALARI

 

Diyadin'in 12 km. güney batısındaki Günbuldu köyündeki antik kenttir. Mağaralar ve tarihî kalıntılar, köyün 400 m. uzağında yüksek ve sıra kayalıklar içerisindedir. Sıra kayalık ile alt zemin arasında 100  150 metrelik çakıllı bir yamaç vardır. Bu yamacın üst ucundaki dik, yüksek ve sıra kayalara oyularak yapılmış; pek çok ve değişik yapıda barınma yeri, tapınak, ibadethane, oda ve mağaralar vardır. Bazı odaların kapı ve penceresinin önünde balkonu mevcuttur. Kayalara oyulmuş bu barınak ve ibadethanelerde değişik inançların izleri görülmektedir.Mağara odaları savunma ve tehlikelerden korunma amacıyla, ele geçirilmesi güç kayalara yapılmıştır. Aşağıdaki durak yerinde, önceleri çeşitli hayvan heykelleri, mitolojik izler ve çeşitli binalar olmasına rağmen, onlardan çok azı kalmıştır. Büyük kaya parçasına oyulmuş mihrap, haçlı taşlar, İslam ve Yezidî mezarları, Hz. Ali'nin atının ayak izleri olduğu sanılan taşlar, geriye kalanlardır, iki koç heykeli önce Diyadin Hükümet konağı önüne, sonra da Vilayet merkezine götürülmüştür.Meya antik kentin yakınındaki Sahabe Mezarlığı da tarihî ve efsanevi izler taşır. Kırmızı, Siyah ve Be yaz Şehitler, bunların en tanınmışlarıdır. Burada, şehre su akıtan bir de su kanalı vardır. Ayrıca, rastlanan at, koç ve koyun motifli taş heykeller, mezar taşları, ait oldukları Türk boyları hakkında bilgi vermektedir.Meya'daki mağaralar uzun ve oldukça geniştir. Mağaraların gerisinde başka yerlere çıkan tünellerin olduğu söylenir. Tokluca köyündeki kayalardan yer altına inen merdivenlerin buraya çıktığı sanılmaktadır.

 

Tokluca Kalesİ

 

Diyadin'in Tokluca köyündeki kaledir, ilçe merkezine 19 km. uzaklıktaki Tokluca'da olan bu doğal kalede yer altına inen merdivenler vardır. Kayalar oyularak yapılan merdivenlerin, kalenin başka bir yere giden gizli yolu mu, yoksa Meya mağaralarına ulaşan yol mu olduğu henüz anlaşılamamıştır.

 

ÜÇ KİLİSE

 

Taşlıçay'ın 18 km. doğusundaki Taşteker köyüdür. Ağrı - Doğubeyazıt karayolunun ve Murat nehrinin güneyinde olan köy, eskiden beri kutsal kabul edilen bir yerdir.Birçok tarih, gezi ve din kitaplarında adı geçen Üç kilise'nin kutsallığı M.Ö. ye dayanır. Miladî yılların başlangıcında saman Arsakü Türkleri burada Bagavan adlı büyük ve ünlü bir Güneş Tapınağı yapmışlardı. Sonradan Ermeniler de bir manastır inşa ettiler. Köyün üst tarafındaki dağın tepesinde tapınak kalıntıları ve bina temelleri vardır. Ayrıca köye inen, birinden su, diğerinden sağılan sütü gönderdikleri sanılan iki boru hattı vardır.Üç kilise anayol (Asya-Anadolu) güzergahında olduğundan, anıt, tapınak ve öteki tarihî, yapılar tah­rip edilmiştir. Ermenilerin çok değer verdiği manastır (kilise) ise, 1950 yılında sökülerek ağrı Merkez Camiin yapımında kullanılmıştır. Sonradan yerinde evler yapılmıştır.Üç kilise'yi Ermeniler ve Batılılar "Surp Ohannes" adıyla anarlar. Nuh Peygamber'in mezarının burada olduğuna ilişkin bir söylenti de vardır.

 

Kızıl zİyaret Kalesİ

 

Balık gölünün batı kıyısında kurulan aynı addaki köyün bitişiğindeki dik ve sarp tepenin üzerindeki kaledir. Yapanı, yaptıranı ve yapıldığı dönem bilinmemektedir.Kızılziyaret (Tanyolu) kalesi, XIX. yüzyıl ve 1914 - 1918 Osmanlı - Rus savaşlarında Ruslarca karakol olarak kullanılmış, bazen Yezidîlerin, bazen da Ermenilerin kontrolünde kalmıştır. 1918'den sonra terk edildiğinden, ev, barınak ve kale surları sökülmüştür.

 

 KüpkIran - Harabegöl Kalesi

 

Merkez İlçe'ye 20 km. uzakta ve doğusunda olan Yukarı Küpkıran ile Harabegöl (yeni adı Güneysu) köyü (24) arasındaki kaledir. Küpkıran kalesi denildiği gibi, Harabegöl kalesi adıyla da bilinir. Büyük blok taşlardan yapılmış mazgallı bir kaledir.Harabegöl koyunun, eski ve önemli bir yerleşim yeri olduğu, bir deprem ve toprak kayması sonucu battığı ve meydana gelen çukura su dolduğu için bu adın verildiği sanılmaktadır. Karakoyunlular zamanında 250 haneli bir köy olan burası, sonradan Yezidî ve Ermenilerin işgaline uğramış, Türkler de, savunma amacıyla bu kaleyi yapmışlardır. Kaleyi kimin yaptığı ve yaptırdığı bilinmemektedir. Şimdi yıkık durumdadır. Ayrıca köyün yakınında han şeklinde yapılmış bir kervansaray daha vardır ki, Kars ve Azerbaycan ile Bitlis - Diyarbakır kervan yolunun kervan durağı olduğu söylenmektedir.Küpkıran koyunun 4 km. kuzey batısında, bu köy ile Kalender köyü arasında ikinci bir kale vardır. Pazı kalesi (Eyüp Paşa kalesi) adı ile bilinmektedir.Kale, Ağrı ovasına kuşbakışı egemen bir tepenin çevresi takviye edilerek yapılmıştır. Kale küçük ve basit bir yapıya sahiptir. Kuzey yönünde engel hen­deği açılmıştır. Kale ve çevresinin önemli bir yerleşme merkezi olduğu, harabelerden anlaşılmaktadır.Pazı kalesi uzun süre önce terk edildiği için, hakkında ayrıntılı bilgi yoktur. Sur ve bina duvarları çevre köylülerce sökülüp taşları götürüldüğünden, kale bugün tanınmayacak hale gelmiştir.

 

TOPRAKKALE

 

Ağrı'daki antik kentlerden biri de, Eleşkirt'e 14 km. mesafedeki Toprakkale'dir. Toprakkale önceleri ilçe merkezi iken, ulaşım yetersizliğinden Cumhuriyet döneminde Eleşkirt'e bağlanmıştır. Buradaki kale ve camii önemlidir.Toprakkale'nin yapım yılı bilinmemekle birlikte, tarihi eskilere, Urartulara kadar uzanır. Urartular'ın Ağrı'daki önemli merkezleri Patnos ve Toprakkale'dir. Urartuların burada bir kale yaptıkları, I. Rusas 'in kale ve içindeki yapıları başlattığı, 2. ve 3. Rusas tarafından tamamlandığı bilinmektedir.Daha sonraları' Küçük Arsaklılar'dan Sanatruk oğlu Valarş Han (194 - 216), Toprakkale'yi (Valarş Kerd) adıyla yeniden imar ettirdi.1879 yılında İngiliz arkeologların yaptığı kazılarda, Toprakkale'de elde ettikleri önemli bulguları yurt dışına kaçırdıkları sanılmaktadır.Toprakkale'de tapınak ve yerleşim yerleri tamamen harap hale getirilmiştir. Sadece kale burçları ve bir kısım duvarlar yıkılmamıştır.(Eleşkirt'in Pirabal köyünde de benzeri bir höyük vardır.)

 

     Toprakkale CAMİİ

Toprakkale köyünde 1684 tarihinde Mirza bin Abdi Paşa'nın yaptırdığı camiidir. Höyüğün güney yamacında olduğu için, güney tarafında teras oluşturularak üzerine inşa edilmiştir. Camii, 12,5 x 12,50 m. ölçülerinde, kare planlı, sivri kemerli, basık trampalara oturan tek kubbeli ve minaresiz bir yapıdır. Kubbesi 8,20 m. çapındadır. Beden duvarlarının köşeleri, taç kapı ve pencere etrafları kesme taştan, diğer kısımlar tamamen moloz taşlardan örülmüştür. 14 ahşap direk üzerine oturtulan son cemaat yerinin bir kısmı sonradan yapılmıştır. Beden duvarlarında 6, sekizgen kubbe kasnağının yüzeylerinde birer atlamalı olarak yerleştirilmiş 4 pencere vardır. Son cemaat yerine sonradan moloz taştan yapılmış bir ek bölüm vardır.Gövde kısminin kuzey cephesindeki kapının üzerinde Arapça yazılmış bir kitabede, camiinin Abdi oğlu Mirza tarafından yaptırıldığı belirtilmektedir. Aynı kitabede mimar olarak Abidin adı geçmektedir.Selçuklu mimarî tarzına uygun olan camii, 1864 depreminde zarar görmüştür. Eski Eserler ve Müzeler Genel Müdürlüğü'nce 10.5.1963 tarih ve 2029 sayılı Karar ile Korunması Gereken Eski Eserler 'den kabul edilmiştir. Camii, 1968 yılında Vakıflar Genel Müdürlüğü tarafından onarılmıştır. Dış duvarlardaki derz, bu onarımda yapılmıştır.